Nurseli ÖZKAYA yazdı: “Küçük Bir Hikaye: Mississippi Yanıyor”

Hayatımızın tamamen siyah beyaz bir film olduğunu düşünün. Bütün renklerin kendilerini bir şekilde inzivaya çektiklerini ve bir daha var olmayacaklarını. Böyle bir durumda siyahın beyaza olan veyahut beyazın siyaha olan üstünlüğünden bahsedilebilir mi? Bütün her şey ortak olduğunda üstünlük diye bir kavram hayatımızda yer edinebilir mi? Dünyanın her yerinde farklı insanlar yaşamaktadır. Irklarımız farklı, dillerimiz…

Eyüp ÇETİN yazdı: “Gökkuşağında Bir Renk: Siyah (Pride)”

Onur nedir? Onur; kişinin kendi varlığına, kendi kişiliğine karşı beslediği saygı, ‘’insanı insan’’ yapan iç değerdir. Peki neden ‘’insanı insan’’ yapan bu değerlerden ötürü onları ötekileştirip etiketler koyarız? Hani farklılıklar hayata renk katıyordu? Hani farklılıklar ‘’insanları’’ özel kılıyordu? Tuhaf olan farklılıkların renk kattığını çoğu kişinin düşünmesi ama kendisi gibi olmayanları da ötekileştirmesidir… Diğerleri dediğimiz LGBT’lilerin…

Ayda SEZGİN yazdı: “Made in Dagenham: Mücadelenin Gücü”

  “Hareket edemeyen, zincirlerini fark edemez.” diyor Rosa Luxemburg. Ya gücünü en zayıf halkasında sınayarak yüzleştiğimiz zincirlerimizi fark ettikten sonrası? İşte o sonra; içine inancı, cesareti, öfkeyi, inadı sığdıran bir mücadele tarihinin başlangıcıdır. Tarihi yazanlar ise “Kadınlar artık ya öldürülecek ya da oy kullanacak.” diyen Pankhurst’tan “Bütün kadınların yeter artık deme zamanı geldi. Bunu artık…