Şeyma BİLGEN yazdı: “1929 Büyük Dünya Buhranı ve Türkiye Üzerindeki Etkileri”

GİRİŞ

Bu çalışmada, küreselleşmenin bugün ki kadar etkin olmadığı bir dünyada bile neredeyse tüm ülkeleri etkisi altına alan 1929 büyük dünya buhranı ele alınacaktır. Buhranın özellikle Türkiye üzerindeki ekonomik ve siyasi etkileri izah edilmeye çalışılacaktır.

İlk olarak 1.kısımda 1929 büyük dünya buhranının oluşum ve gelişim süreçlerine değinip tüm dünyayı nasıl etkilediğinden kısaca bahsedilecektir. 2.kısımda 1929 buhranının Türkiye üzerindeki etkilerinden kısaca söz edilecektir. 3.kısımda ise Türkiye’nin buhran karşısında aldığı önlemler sıralanacaktır.

1929 BÜYÜK DÜNYA BUHRANI

İster sanayileşmiş ülkeler, isterse gelişmekte olan temel üreticileri olsun, dünyadaki tüm ülkeleri etkisi altına alan, ABD’de başlayan ve yayılan Büyük Dünya Buhranı, tarihe Kara Perşembe olarak geçen 24 Ekim 1929’da başladı.  1929’da başlayan etkilerini ancak 1930 yılının sonlarında tam anlamıyla hissettiren ve 1930’lu yıllar boyunca devam eden ekonomik buhran, Kuzey Amerika ve Avrupa’yı merkez almasına rağmen, dünyanın geri kalanında da (özellikle de sanayileşmiş ülkelerde) yıkıcı etkiler yaratmıştır. [1] Büyük dünya buhranı tüm dünyayı etkilemiş ancak her ülkeyi farklı biçimlerde etkilemiş olup farklı ülkelerde farklı tarihlerde bitmiştir.

1929 Buhranı temelde ABD’de borsanın çöküşüne ithaf edilir ancak o yıllardaki ekonomik koşullara, krizin büyüklüğüne ve etkisine bakıldığında Büyük Dünya Buhranı adını almayı hakettiği açıkça görülebilmektedir. Bunalım dünyada 50 milyon insanın işsiz kalmasına, yeryüzündeki toplam üretimin %42 oranında ve dünya ticaretinin de %65 oranında azalmasına neden olmuştur. [2]1929 yılına kadar dünyada oluşan diğer krizlere bakıldığında dünya ticaretinin en fazla %7 oranında düştüğünü göz önünde bulundurursak 1929 buhranının ne kadar etkili olduğu tahmin edilebilir.

BUHRANIN SEBEPLERİ

1929 büyük dünya buhranının yaşanmasına sebep olan nedenleri kısaca 4 maddede sayabiliriz.

1)  Dünyayı bu denli etkileyen büyük buhranın sebeplerini anlayabilmek için öncelikle I. Dünya Savaşı sonrasında dünyada oluşan ekonomik koşulları göz önünde bulundurmalıyız. 1870’li yıllarda ABD’de irili ufaklı pek çok şirket varken I. Dünya Savaşı’nın getirdiği zorluklar karşısında küçük şirketler birleşmek zorunda kalmış ve savaş sonrasında tekeller oluşturmuşlardır. Bundan dolayı buhranın meydana gelmesinde etkin olan sebeplerden birinin Amerika’daki şirketlerin mali güçlerinin olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ki 1929 yılına gelindiğinde Amerikan ekonomisinin %50’si üzerinde söz sahibi olan holding sayısı 200 kadardı. [3] Bu da tek bir holdingin bile iflasının ekonomiyi sarsmaya yeteceğini gösteriyordu.

2)  Diğer bir sebep ise bankaların kötü yapılanmış olmasıydı. Bankaların sermaye esaslarını, rezerv ve kredi oranlarını belirleyen yasalar ve de ticari bankaları yatırım bankalarından ayıran yasalar mevcut değildi.

Henri_De_Man_Le_Soire_1931.jpg

3)  Üçüncü bir sebebin de, o dönemki ABD başkanı Hoover yönetiminin ekonomi alanındaki tecrübesizliği olduğu söylenebilir. Bu düşüncenin savunucularına göre başkan Hoover yönetimi, 1920’lerde hüküm süren liberal ekonomi anlayışına göre ekonomiye devlet müdahalesi yapmamayı uygun görmüştü. Ancak 1929 krizine müdahale etmemenin toplumsal maliyeti çok büyük olmuştu. Daha sonraları başkan müdahaleye karar verdiğinde ise hem çok geç olmuştu hem de müdahale başarılı değildi. Örneğin devlet bütçesini dengelemek için devlet harcamalarını kısması ve vergileri arttırmasının işsizliğe sebep olduğunu ve bunun da insanların satın alma gücünün azalmasına ve fiyatların düşmesine neden olduğu savunuldu.3Hoover başkanlığındaki Amerikan Hükümeti, ekonomi konusundaki tecrübesizliğinin bir göstergesi olan parada altın standardı ısrarından vazgeçmedi. Hükümet altına bağlı olmayan para basımını reddettiğinden piyasada para kalmadı ve ekonomik faaliyetler durdu. Bu sıkı para yönetimi ve akabinde faiz artışı reel sektörün küçülmesine yol açtı. [4]Bu da daha fazla işsizlik, daha az gelir demekti.

4) Vurgulanması gereken son sebep ise ABD’nin dünya üzerindeki net kreditör olmasıydı. Bunun yanında I. Dünya Savaşı sonrası Almanya ve İngiltere’den istediği tazminatların altın olarak ödenmesini talep ediyordu. Ancak yeryüzündeki altın stoğu yetersizdi ve varolan stoğu da zaten Amerika kontrol ediyordu. Bu sebeple de bahsedilen tazminatların ve kredilerin mal ve hizmet olarak ödenmesi denendi ancak bu da ABD’nin kendi mal ve hizmet sektörünü vurdu. Son çare olarak gümrük duvarları koyma yoluna gidildi ancak bu da yalnızca dış ticareti küçülttü. Sonuç olarak da Amerika hesapsızca vermiş olduğu kredileri geri alamadı.

BUHRANIN ORTAYA ÇIKIŞI/KRİZİN PATLAK VERİŞİ: 13.CUMA

New York Borsası 1928 yılının başından 1929 yılı Ekim ayının başına kadar olan süreçte gittikçe yükseliyor ve yüksek fiyat/kazanç oranı getiriyordu. Ancak 3 Ekim 1929 tarihine gelindiğinde, yukarıda sayılan sebepler doğrultusunda borsanın ilerlemesi durmuş hatta birkaç büyük holdingin hisse senetleri de düşmüştü. Bu düşüş 21 Ekim günü yabancı yatırımcıların kâğıtlarını ellerinden çıkarmalarıyla beraber hızlandı ve “Kara Perşembe” olarak anılan 24 Ekim 1929 Perşembe günü borsa dibe vurdu. 1929 yılının fiyatlarıyla 4.2 milyar dolar yok oldu. Bu süreçte 4.000e yakın sayıda banka batmış, binlerce insanın mal varlığı yok olmuştur. Bu insanlar açlığa sürüklendi ve sebze ve meyve yetiştirip satarak yaşamaya çalıştılar. Piyasadaki para bir anda yok olduğu için insanlar da ihtiyaçlarını karşılamada takas yoluna gitmeyi tercih ederek bir nevi değiş-tokuş ekonomisine geri döndüler. İnsanlar maddi varlıklarıyla beraber sosyal konumlarını ve ruh sağlıklarını da kaybettiler. Bunalımın etkileri II. Dünya Savaşı’na kadar yaklaşık 10 yıllık bir periyodda devam etti.

Krizin sanayileşmiş ülkeler üzerindeki etkileri hemen hemen birbirleriyle aynıydı. Toptan fiyat endekslerindeki düşüş (%40-60 arası), hammadde fiyatlarının dibe vurması (%50 civarı), menkul kıymet fiyatlarının ve borsanın gerilemesi (%30-40 civarında), dünya sanayi üretiminin düşmesi (%35-45 arası), işsiz sayısındaki artış (50 milyon kişi işsiz kaldı), ticaretin dibe vuruşu (%55-80) ve iflasların çoğalması oldu.[5] 

BUHRANIN TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Depression-Unemployed,_Typical_picture_capturing_the_number_of_people_who_were_unemployed_and_looking_for_a_job_-_NARA_-_195512.tif.jpg

1929 Büyük Buhranının Batı Dünyası için olduğu kadar, onu kendisine en geniş ölçülerde örnek almış ve onun bir parçası haline gelmeye çalışmış Türkiye için de iktisadi politikalar ve siyasal seçmeler bakımından bir dönüm  noktası olduğu açıktır. 1929 yılında ayrıc[6]a Lozan Antlaşmasının iktisat politikasını kısıtlayan bazı hükümlerinin süresi de dolmuştu. Tesadüfen çakışan bu iki olay, Türkiye üzerinde dünya sisteminin baskılarını azalttı. Türkiye 1929 bunalımı karşısında, kalkınmasını sağlayabilmek için ihracat ve ithalatını artırmak zorundaydı ve bundan dolayı Türkiye, Büyük Buhranın etkilerini en aza indirilebilmek için, ithalatı kontrol etmeye ve ithal ikameci sanayiye yönelmeye başladı.

Caddo,_Oklahoma_1938

Türkiye 1933’te dış ödemelerde uygulamasına başlanan kliring ve takas sistemini uyguladı. Kliring sistemi malını alanın, malını alma ilkesine dayanır. Bu sistemde ithalat ihracata bağlandığından, ihracat teşvik edilmiş olur. Nitekim, Türk Hükümeti mümkün olduğu kadar bütün ülkelerle kliring ve takas anlaşması yapmaya çaba harcadı ve Türkiye ile ticaret ve ödeme anlaşması yapan ülkelerden, ithalata öncelik tanıdı. Ayrıca ihraç mallarına kalite kontrolü getirildi.

Krizin ortaya çıkması ile birlikte o zamana kadar kendiliğinden işlediği ve müdahale gerektirmediği düşünülen piyasa mekanizmasının durduğu ve her ülkenin devlet politikasının ekonomiyi daha yakından yönlendirmesi gerektiği anlaşıldı. Türkiye de iktisadi olduğu kadar, önemli siyasal bir seçme de yaparak liberal ekonomi politikasını bıraktı ve  devletçilik ilkesini benimsedi.  Devletçi politikaların temel niteliği, devletin tarım dışındaki üretim alanlarına doğrudan üretici olarak girmesidir. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında desteklenen ve sanayileşmenin itici gücü olması beklenen özel sektörden beklenen atılımın çıkarılamaması, devleti doğrudan üretici olarak piyasaya girmek zorunda bırakmış ve 1930 sonrası sanayileşme çabalarının odağına devlet eliyle oluşturulan teşebbüsler oturtulmuştur.6

TÜRKİYE’NİN BUHRANA KARŞI ALDIĞI ÖNLEMLER

Türkiye’nin 1929 büyük dünya buhranı karşısında aldığı önlemleri şu şekilde sıralayabiliriz.

-Dış ticaret ve döviz üzerinde devlet denetimini artıran Türkiye, bir yandan ithalata kısıtlamalar getirirken öte yandan gümrük vergilerini yükseltmiştir.

-Kalkınmayı sağlayabilmek için ihracat artırılmaya çalışılmıştır.

– Korumacı devletçi iktisat politikaları uygulanmıştır.

– Döviz üzerinde denetim artırılmıştır.

-Kliring ve takas sistemi uygulanmıştır. (Kliring: Malını alanın, malını alma ilkesine dayanır.)

-İhraç mallarına kalite kontrol sistemi (Standardizasyon) getirilmiştir. (1934’te bu iş için Türkofis kurulmuştur.)

-Halk hem tasarrufa hem de yerli malı kullanmaya özendirilmiş ve bu dönemde afişler hazırlatılmıştır. Ayrıca Yerli Malı Haftası ilan edilmiştir.

-Atatürk’ün de direktifleriyle başkanlığını, TBMM Başkanı Kazım Özalp’in yürüttüğü “Millî İktisat ve Tasarruf Cemiyeti”, kurulmuştur.

SONUÇ

Halen dünyada yaşanmış olan en büyük ekonomik buhran 1929 büyük dünya buhranıdır. Bu buhranın dünyayı en az I. ve II. Dünya Savaşları kadar etkilediği de açıkça görülebilir. Büyük buhranın 1930’lardaki dünya tablosuna bıraktığı etkileri göz önüne alırsak ekonomik krizlerin bazen insanlık tarihini etkileyecek boyutlara varabileceğini rahatlıkla görebiliriz. Bu yüzden ekonomik krizlere yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal hatta politik bir olgu olarak da bakılmalıdır.

DİPNOTLAR

[1]https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4[1]%B1m%C4% erişim tarihi: 06.05.2017

[2] https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4%B1m%C4%B1 erişim tarihi: 06.05.2017    

[3] http://www.tarihyolu.com/1929-dunya-ekonomik-krizi/ erişim tarihi:08.05.2017

[4]https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4%B1m%C4%B1 erişim tarihi:07.05.2017

[5] http://www.subconturkey.com/2011/Nisan/koseyazisi-1929-Dunya-Buyuk-Iktisadi-Buhrani—II.html  erişim tarihi: 09.05.2017

[6]https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4%B1m%C4%B1#Krizin_patlak_veri.C5.9Fi:_13._Cuma erişim tarihi: 06.05.2017

 

KAYNAKÇA

Willard W. Cochrane. Farm Prices, Myth and Reality 1958. sf. 15

John Kenneth Galbraith(2009),Büyük Kriz 1929,Pegasus Yayınları

Lan Kershaw, 1889-1936 : Hubris, Birinci Cilt, İthaki yayınları, sf.487

İlhan Tekeli/ Selim İlkin, 1929 Dünya Buhranında Türkiye’nin İktisadi Politika Arayışları, Bilge Kültür Sanat Yayınevi, sf. 2

  1. Y. Hershlag  Turning Points in The Economic History of Turkey, Hacettepe Bulletin of Social Sciences and Humanities, Vol 1 (2) Aralık, 1969, sf. 121

 

İNTERNET KAYNAKLARI

https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4%B1m%C4%B1 erişim tarihi: 06.05.2017

https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4%B1m%C4%B1 erişim tarihi: 06.05.2017

 http://www.tarihyolu.com/1929-dunya-ekonomik-krizi/ erişim tarihi:08.05.2017

https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4%B1m%C4%B1 erişim tarihi:07.05.2017

http://www.subconturkey.com/2011/Nisan/koseyazisi-1929-Dunya-Buyuk-Iktisadi-Buhrani—II.html  erişim tarihi: 09.05.2017

https://tr.wikipedia.org/wiki/1929_D%C3%BCnya_Ekonomik_Bunal%C4%B1m%C4%B1#Krizin_patlak_veri.C5.9Fi:_13._Cuma erişim tarihi: 06.05.2017

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s