“PROPAGANDA” KAVRAMI VE ALTERNATİF EYLEM MODELLERİ OLUŞMASI ÜZERİNE

Can Elden

“PROPAGANDA” KAVRAMI VE ALTERNATİF EYLEM MODELLERİ OLUŞMASI ÜZERİNE

Günümüz siyasetinin en önemli aracı olan propaganda esasında çok eskilere dayanmaktadır. Propaganda, Antik Yunan’da sofistler ve onların kullandığı retorik sanatıyla ortaya çıkmış[1], tarihsel süreç içerisinde her zaman var olmuş; ancak şekil, yöntem ve amaç değişikliğine uğramıştır. Yazımızda propaganda kavramı hem anlam bakımından hem de tarihsel gelişim bakımından incelenecek ve alternatif eylem modellerinin oluşma nedeni tartışılacaktır.

original-6408-1379098485-2

1- Propaganda Nedir?

                Kısaca ve bize en yararlı düzeyde tanımlayacak olursak propaganda; çoğunlukla hükümetler veya siyasi partiler tarafından kullanılan ve geniş halk kitlelerini edinilmiş amaç doğrultusunda manipüle etmek için yapılan eylemlerin tümüne verilen isimdir.

Tarihsel süreç içerisinde gördüğümüz üzere propaganda, yaygın olarak politik amaçlara ulaşmadaki araç olarak kullanılmıştır. Burada ise karşımıza şu soru çıkar : Bu aracı nasıl kullanacağız? Kuşkusuz, propagandanın kendisi zaten bir araç olmasına rağmen, propaganda amacına ulaşmak için yine -ancak bu sefer daha küçük – bazı araçlar kullanılır. Mesela el broşürleri, televizyon ve radyo yayınları, reklam filmleri vs. Toparlamak gerekirse ;  burada büyük amaç “siyasi emellere ulaşmak”; bu amaca hizmet eden araç ise “propaganda”dır. Büyük amaca ulaşmak için öncelikle küçük amaca ulaşmayı hedeflememiz gerekir ki bu küçük amaç ise “propaganda”; küçük amaca ulaşmak için kullanılan küçük araçlar ise “el broşürleri, billboardlar, reklam kampanyaları” vs.dir.

Bunların yanında ;  değinmemiz gereken önemli bir husus da insan unsurudur. Mitinglerde toplanmış binlerce insana seslenen politikacıları göz önüne getirirsek, en önemli araçların başında gelen retorik sanatına odaklanmamız gerekir.

 

  1.1 – Araç olarak retorik

Propagandanın siyasi açıdan önemini anlamak için siyasetin nesneline odaklanmamız gerekir. Bu nesnel, kuşkusuz ki Antik Yunan sofistlerinden beridir halk kitleleri olmuştur. İşte burada karşımıza retorik sanatı ortaya çıkmaktadır. Antik Yunan demokrasisine yön veren sofistler, halk kitlelerine ulaşmak amacıyla retorik sanatını kullanmışlardır.

Peki nedir retorik? Yunanca rhetorikhos kelimesinden türeyen bu kavram, tanımsal olarak “güzel ve ikna edici konuşma sanatı” olarak ifade edilir[2]

Yaklaşık iki bin beş yüz yıl öncesinden günümüze döndüğümüzde ise hala en başarılı siyaset adamlarının başarılı birer retorik sanatçısı olduklarını görürüz. Örneğin Adolf Hitler’i ele alalım. Hitler, Nazi Partisi’ni başa getirmek için retorik sanatının tüm inceliklerini ustalıkla kullanmıştır. Hitler, gerek vaatlerinde olsun, gerekse antisemitik[3] söylevlerinde olsun retorik sanatını kullanmış ve halkın desteğini bu yollarla arkasına alarak Almanya’nın başına Nazi Partisi’ni geçirmeyi başarmıştır. Elbette ki Hitler bu ve bundan sonra Almanya’yı İkinci Dünya Savaşı’na götüren süreçteki başarısında yalnız değildir. Hitler’in -daha doğru tabirle Nazi Partisi’nin-  başarısındaki bir diğer önemli isim ise Joseph Goebbels’dir. Goebbels, Nazi Partisi tarafından kurdurulan “Haklı Aydınlatma ve Propaganda Bakanlığı”nın başındaki isimdir. Kuruluşundan beri Üçüncü Reich’ın[4] yegane emeli insanlarını yeniden eğitmek olmuştur.[5] İşte bu amaçla kurulan  bakanlık, Hitler’in Alman halkını İkinci Dünya Savaşı’na sokma emeline oldukça iyi hizmet etmiştir ve Nazi Partisi’nin bu alanda başarılı olmasına ön ayak olmuştur.

1.2 – Tarihte Propaganda

Modern anlamda propaganda kavramının önem kazanması 19. yüzyılda sanayi toplumunun oluşması ile sağlanmıştır.[6] Sanayi toplumunun oluşması ile kitleler, değişen yeni sınıflar düzenindeki yerlerinin farkına daha iyi varabilmişler[7] ve bu bilinçlenme , propagandaların gerekliliğini kaçınılmaz kılmıştır. Çünkü, bilinçli bir toplumu yönlendirebilmek için daha sistematik bir yönteme ihtiyaç duyulmaya başlanmıştır.

Propaganda kavramının önem kazanması ile kavram sosyologlar ve siyaset bilimciler için önemli bir inceleme alanı olmuştur. Kazandığı anlam itibariyle propaganda, kişilerin veya küçük toplulukların istenilen safa çekilmesinden ziyade; ekonomik sınıfın, topluluğun, ırkların veya ulusların bütün bireylerinin istenilen safa çekilmesi için bir araç olmuştur. Bu bağlamda propaganda için en önemli hale gelmiş olan kavram “kitlesel ikna” kavramıdır. Ancak ne var ki, bu “kitle”nin hacmini saptayacak olan mutlak sınırlar asla belirlenememiştir.[8]

İlerleyen tarihle birlikte gelişen propaganda kavramı çerçevesinde , propaganda üç ana madde olmak üzere çeşitlilik kazanmıştır :

  • – Beyaz Propaganda : Beyaz propagandada kaynak güvenilirdir ve propaganda içeriğinde kitleye verilen bilgiler doğrudur. Verilen mesajlardaki en küçük bir şüphe duygusu bile propagandanın etkisiz kalmasına neden olabilir. Bu propaganda tipi , gelişmiş ülkeler tarafından sıklıkla kullanılır. Beyaz propagandalarda kaynak resmi ve kesinlikle doğru olmak zorundadır. Örnek vermek gerekirse “Moskova Radyosu”[9] barış zamanlarında genellikle bu tip propaganda yapmıştır.
  • Siyah Propaganda : Kara propaganda olarak da bilinen bu tip propagandada verilen mesajların kaynağı asılsızdır. Genellikle mesajlar başka bir kaynaktan alıntılanıyormuş gibi gösterilir. Gerçek kaynak gizli tutulur. Bu tür propagandalara örnek vermek gerekirse;  ilk olarak 1956 Macaristan ayaklanması sırasında yapılan “Hür Macaristan Radyosu” örnek gösterilebilir. Sovyet baskısı altındaki bir Macaristan’ın batıdan yardım talep etmesi üzerine kurgulanmıştır. Ancak, sonradan bu radyonun tamamen KGB’ nin kara propagandası olduğu ortaya çıkmıştır. Sovyet Rusya’nın bu propagandadaki amacı batı bloğu ülkelerine ABD’nin hiçbir durumda yardıma gelemeyeceğini göstermektir.
  • Gri Propaganda : Bu propaganda türü beyaz propaganda ile kara propagandanın arasında bir yerdedir. Verilen haberin kaynağı bazen açıkça verilirken bazen gizlenmiştir. Çoğu zaman yalan ve gerçeği iç içe barındırır.Olaylar çarpıtılarak verilir ve rivayet ile dedikodu vasıtasıyla yayılır.[10]

2e85ba8ff86b3a3e6f800129a906b824

1.3 – Soğuk Savaş Dönemi Propagandaları

                İkinci Dünya Savaşı’nın bitimiyle beraber dünya iki kutba ayrılmıştı. Bunlardan ilki, ABD öncülüğündeki Batı Bloğu, ikincisi ise SSCB öncülüğünde kurulan ve kapitalizmi benimsemeyen ülkelerin oluşturduğu Doğu Bloğu’dur. Bu iki kutup savaş sonundan Sovyetler Birliği dağılana kadar da sıcak bir çatışma yaşamadan karşılıklı mücadelelere girişmişlerdir. İşte bu mücadele dönemine siyasi tarih literatüründe “Soğuk Savaş” adı verilmiştir.

İki ülkenin de güçlerinin dengeli olması ve her iki ülkenin de yeni bir savaşı göze alamaması durumları Soğuk Savaş dönemini beraberinde getirmiştir. İşte böyle bir ortamda sıcak çatışmanın yaşanamaması, beraberinde iki blok arasında bir üstünlük yarışı doğurmuştur. Bu yarış kapsamında her iki ülke de karşılıklı propaganda faaliyetlerine girişmişlerdir.

  • – Amerika Birleşik Devletleri

Kapitalist Amerika’nın gözünde Sovyetler Birliği daha kuruluşundan itibaren bir tehdit unsuru olmuştur. Bu tehlikenin bilincinde olan ABD, Sovyet tehdidini “Kızıl Tehlike” olarak adlandırmıştır. Amerika bu kavramı literatüre henüz daha İkinci Dünya Savaşı başlamadan 1919 yılında sokmuştur. Ancak tarihi İkinci Dünya Savaşı’ndan da eski olan bu kavram yaklaşık 30 sene sonra, Soğuk Savaş’ın ilk 12 yıllık periyodunda bile Amerikan dış politikasına yön vermiştir.

Amerika’nın böyle bir anti-propaganda yürütmesinin başlıca nedenleri dünyada komünizmin yükselmesiydi. Sovyetler Birliği’nin gerek savaş süresince kazandığı başarılar, gerek Pasifik’in öteki yakasında Çin ve Doğu Avrupa’da  Yugoslavya gibi ülkelerin komünizmi benimsemeleri, gerekse kendi ülkesinde komünist olduğundan şüphelenilen vatandaşlarının bilgi sızdırması korkuları ABD’yi Sovyet tehdidi karşısında bir korkuya düşürüyordu.[11]

Vatandaşlarını “Kızıl Tehlike’’den korumak isteyen Amerika, halkını manipüle etmek için elinden geleni yapıyordu. Bu amaç uğruna gerek yazılı-basılı organları, gerek radyo-televizyon yayınlarını, gerekse kişileri bu ideolojinin şeytaniliğini anlatmaları için hiç çekinmeden kullanıyordu.[12]

  • – Sovyetler Birliği

                Elbette Sovyetler Birliği de kendi ülkesinde ve dışarıda propaganda mücadelesine ihtiyaç duymuştur. Bu çaba neticesinde ise ağırlığı görsel medyaya vermişlerdir.

Sovyet propagandasının en önemli unsuru sinema ve animasyon filmleri olmuştur. Amerika örneğinde olduğu gibi SSCB de propaganda çalışmalarına -özellikle iç propagandaya ağırlık vererek- kuruluşunun hemen sonrasında başlamıştır. İlk başlarda animasyonlarda gösterilen batılı kapitalist figürü; insani çizgiler haricinde aşırı derecede çirkin gösterilmiştir.[13] Bu animasyonlarda kitlelere gösterilmek istenenler kapitalistlerin para ve kanla beslenen, insan denilemeyecek çirkinlikte varlıklar olduğudur. İlerleyen yıllarda kapitalistin hatları daha insanlaşsa da “iyi kapitalist” kavramı yalnızca bir aldatmacadır.[14] Verilmek istenen fikir aynıdır.

Soğuk Savaş döneminde en önemli mücadele alanlarından biri, belki de ilki uzay olmuştur. Uzayın bu denli öneminin farkında olan Sovyet idarecileri bu alanı da bir propaganda aracı olarak görmüş ve uzay üzerinden propaganda yapan afişleriyle yoldaşlarına seslenmişlerdir.[15]

353px-i_want_you_for_u-s-_army_3b48465u_edit

2 – Eylemcilik

                Tarihte her etki bir tepkiyi doğurmuştur. Bundan tabii ki devletlerin eylemleri ve eylemlerini meşrulaştırmak için yaptıkları propagandaların etkileri de tepki olarak “eylem” kavramını doğurmuştur.

Tarihin her döneminde siyasi aktiviteler çeşitli eylemleri doğurmuştur. Ancak değişen tek şey eylemlerin şekilleridir. Lady Godiva’nın atını çıplak bir şekilde köyün içinde sürmesini es geçip günümüze yaklaşırsak, eylemciliğin siyasi iktidarlar karşısında önemli bir güç unsuru olması 20. yüzyılın ikinci yarısından sonraya tekabül etmektedir. Bu dönemde karşımıza çıkan ve yarım yüzyıla damga vuran en önemli eylemcilik olayları ise 1968’deki öğrenci hareketidir. DeGaulle iktidarına karşı çıkan bu direniş giderek büyümüş ve tüm dünyayı etkisi altına almıştır.

50 sene ileri gidip 21. yüzyıla baktığımızda ise 50 yıl önceki direnişlerin, yürüyüşlerin veya atılan sloganların yerlerini kaybetmediğini görürüz. Bunların yanı sıra, bu tip eylem modellerine destek vermek amacıyla “alternatif eylem modelleri” ortaya çıkmıştır. Alternatif modeller, uygulama bakımından diğerlerine göre daha kolaydır ve örneğin toplu bir yürüyüş gibi eylem öncesi bir organizasyon genellikle gerektirmezler. Ancak en az olağan modeller kadar dikkat çekerler.

Bu modellerin ortaya çıkma nedenleri ise ilk olarak “etki” unsurunun değişmesidir. ’68 Olayları örneğinde olduğu gibi rejimler hala bir eylem unsuru olabiliyorken; özellikle otoriter bir politika uygulanan ülkelerde alternatif modellerin ortaya çıkmasında genel bir hükümet politikasından ziyade daha “özel” politikalar etkin olmaktadır. İkinci bir neden ise dikkat çekmek için marjinalliğe ihtiyaç duyulmasıdır. İnsanlar psikolojik olarak olağanın içindeki marjinali görme eğilimindedirler. Örnek olarak; öğretmen ya da idareci bir sınıfa girdiğinde okulun öngördüğü üniformayı giymeyen bir öğrenciyi hemen fark ederler. İşte alternatif eylem modelleri ihtiyacını doğuran da insanın psikolojisinin ta kendisidir.

 

3- Sonuç

                Görüldüğü üzere; tarih boyunca “propaganda” kavramı önemli bir siyasi araç olmuş, siyasi amaçların yön verdiği propagandalar ise bu etkilerin tepkileri doğurması sonucu eylemleri oluşturmuştur. Zaman ilerledikçe politikalar ve buna bağlı olarak eylemler de çeşitlenmiştir. Bu bağlamda “Alternatif eylem modelleri neden oluşur?” sorusuna verecek iki cevabımız vardır : Bunlardan ilki , değişen hükümet politikaları ;  ikincisi ise insanların psikolojik olarak marjinal olana dikkatlerini çevirmesidir.

KAYNAKÇA

 GÜLLÜOĞLU, Özlem, “Halkla İlişkiler ve Propaganda İlişkisi Üzerine Kuramsal Bir Değerlendirme”, Selçuk Üni. Sosyal Bilimler MYO Dergisi Cilt 12, y.y., 2009

GÜRGEN, Haluk, “Propaganda”, Kurgu Dergisi Sayı 8, y.y., 1990

İNCEOĞLU,  Çağrı, “Sovyet Propaganda Animasyonlarında Batı ve Batılı İmgesi”, Galatasaray Üni. , İletişim Dergisi Sayı 19, y.y., 2013

Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, y.y., 2003

QUALTER, Terrence H. , Çev: OSKAY, Ünsal, “Propaganda Teorisi ve Propagandanın Gelişimi”, A.Ü. SBF Dergisi Cilt XXXV No: 1-4, Ankara, 1980

WELCH, David, The Third Reich : Politics and Propaganda, Routledge, New York, 1993

İNTERNET KAYNAKLARI

http://komunos.org/kizil-tehlike-abdnin-komunizm-korkusu.html ,erişim tarihi : 15.04.2016

http://www.kuriositas.com/2013/10/the-red-menace-anti-communist.html ,erişim tarihi : 15.04.2016

http://bigumigu.com/haber/sscb-de-soguk-savas-donemi-uzay-temali-propaganda-afisleri/ ,erişim tarihi : 15.04.2016

[1]             Haluk Gürgen, “Propaganda”, Kurgu Dergisi Sayı 8, y.y., 1990, s. 135

[2]          Oxford Dictionary of English 2e, Oxford University Press, 2003

[3]             Antisemitizm : Yahudilik dinine, kültürüne veya ırkına, yani Yahudi kimliğine karşı duyulan nefret,hoşnutsuzluk.

[4]             Türkçe’de tam bir ifadelendirilmesi olmamasına karşın “imparatorluk” diye çevrilebilir.

[5]             David Welch, The Third Reich : Politics and Propaganda, Routledge, New York, 1993, s. 22

[6]             Terence H. Qualter, Propaganda Teorisi ve Propagandanın Gelişimi, Çev : Ü. Oskay, A.Ü.SBF Dergisi, Ocak-Aralık 1980, Cilt XXXV, No: 1-4, s. 255

[7]             a.g.e, s. 287

[8]             a.g.e, s. 286

[9]             “Rusya’nın Sesi” olarak da bilinir. 29 Ekim 1929 tarihinde kurulmuştur. Günümüzde içlerinde Türkçe’nin de bulunduğu 41 dilde yayın yapmaktadır.

[10]           Özlem Güllüoğlu, “Halkla İlişkiler ve Propaganda İlişkisi Üzerine Kuramsal Bir Değerlendirme”, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksek Okulu Dergisi Cilt:12, y.y., 2009, s. 507-508

[11]           http://komunos.org/kizil-tehlike-abdnin-komunizm-korkusu.html , erişim tarihi : 15.04.2016

[12]           http://www.kuriositas.com/2013/10/the-red-menace-anti-communist.html , erişim tarihi : 15.04.2016

[13]           Çağrı İnceoğlu, “Sovyet Propaganda Animasyonlarında Batı ve Batılı İmgesi”,Galatasaray Üniversitesi İleti-Ş-İm Dergisi Sayı 19, y.y. , Aralık 2013, s.30

[14]           a.g.e s. 32

[15]           http://bigumigu.com/haber/sscb-de-soguk-savas-donemi-uzay-temali-propaganda-afisleri/ , erişim tarihi : 15.04.2016

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s