Batı Demokrasisi, Sosyal Medya ve Arap Baharı

                                                                                                                                         Esma ERDAL

Ortadoğu ülkelerinin halkları tarafından Aralık 2010’dan günümüze değin, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinde rejim, yönetim, yönetici değişimleri başta olmak üzere değişikliklere, revizyonlara ve yenilenmelere yol açan, protesto, ayaklanma, kalkışma, devrim, başkaldırı ve daha birçok adlandırmayla söz edilen Arap halk hareketleridir.”

Baharın ilk ateşinde savrulan küller, Tunuslu üniversite diplomalı Muhammed Buazizi adlı gencindir. Zabıta görevlilerince, seyyar satıcılık yaptığı tezgâhı ile mallarına el konulmasının ardından daha fazla dayanamayan Tunuslu genç kendini yakar. Bu olaydan sonra başlayan gösterilerde, göstericilere karşı ateş açan polisin şiddet kullanmak yerine eylemcileri koruması gerektiğini savunan Tunuslu blog yazarları ‘polise karşılık olarak yasemin verelim’ sloganıyla yola çıkarlar. Ülkelerinin sembolü olan yasemin çiçekleriyle özdeşleşen bu durum sosyal paylaşım ağlarında da bu şekilde yankı bulur. Böylelikle Yasemin Devrimi adı ortaya çıkar. Ayaklanmalar Mısır ve Libya’ya da sıçrar. Bundan sonrasında domino etkisi gibi etki alanı genişleyerek büyür.

Yasemin Devrimi tanımının dar kapsamda kalması sebebiyle Arap Baharı ifadesi kullanılmaya başlanır. (Bu ifadenin kullanımı öncelikli olarak batılı kaynaklardadır. Burası dikkat edilmesi gereken bir noktadır deyip devam ediyorum.) Arap Baharı bitmeyen bir kışın bıkkınlığındandır. Bahar ifadesinin kullanışı da buna dayanmaktadır. Yeniliklerle, taptaze gelen bahar umut vaat etmektedir Arap halkları için. Onların da nihayet erişmek istediği özgür yaşam, iyileştirilmiş eşit hayat şartları, iş, yönetim hakkı vs.

Olaylar sürerken Tunus ve Mısır’da devrik liderler kaçışta idi. Mısır tarihinin ilk demokratik seçimini gerçekleştirdi. Kaddafi parçalanıncaya kadar linç edildi. Adı devrik liderler listesine yazıldı. Ayaklanmaların bastırıldığı, başlamadan bittiği ülkeler de oldu. Yanı başımızda Suriye de ise iç savaş boyutunda halk hareketleri devam ediyor.

Sosyal Medya Arap Baharı’nın Neresinde?

Cesaretin yokluğundandı bir de belki; dikte edilmiş bir yaşamın içinden ulaştıkları internet ağı, Arap halklarının tutunacakları bir dal ve devrimlerini kolaylaştırıcı bir olmuştur. Yeni kimliklere bürünerek devrimi ateşleyecek olanlar, yıllardan bu yana ne kadar birikmişleri varsa paylaştılar sosyal paylaşım sayfalarında. Bundan dolayı devrimleri, yeri geldi “Facebook Devrimi”, yeri geldi “Twitter Devrimi” olarak da medyada yankı buldu. Ancak bu süreçte sosyal medya araçları halkın örgütlenmesini kolaylaştırmıştır. Bu araçlar var olduğu için devrimler ortaya çıkmıştır şeklinde kamuoyuna lanse edilen halk hareketlenmelerinde; sosyal paylaşım araçları sebep değil araçtır, sonuçtur. Zaten halk hareketlenmelerinin ufaktan ufağa sokakta belirmesinin ardından insanlar ihtiyaçlarını giderecek bu araçların kullanımını hızlandırmışlardır. On binlerce Twitter ve Facebook hesabı açılmış, bloglarda yazılar paylaşılmış ve halk irtibatlı hareket etmeye başlamıştır.

Genel olarak bakıldığında sokaklara dökülen direnişteki bu halklar; ekmek, onur ve adalet arasında bir hakkın talebindedirler. Peki ya yıllardan beri dikte edilmiş yönetimlere sahip bu halklar ve yöneticiler ne oldu nasıl oldu da bu denli bir bahara girdiler? Sosyal medya bunun neresinde derken; baharın ötelerden başka kıtalardan estirildiğinin görebilmeli ki yaşananları anlamak zorlaşmasın (ya da fazlasıyla basite alınmasın). Öncelikle:

Kitle iletişim araçları sadece yazı ve resimden oluşurken zamanla ses ve görüntüden oluşan zamanı ve mekanı dönüşüme uğratan bir yapıya bürünmüştür. Kitle iletişim araçları güçlü kurum ve yönetimlerce amaçları doğrultusunda şekillenebilir niteliktedir. Kısa zamanda değişikliklere ayak uydurması güçtür. Geleneksel yapı hakimdir. Buna karşın sosyal medya araçları istendiği anda değişikliğe uğrayabilir, sadece güçlü yönetimlerin değil bireylerin bireysel isteklerine de cevap verebilir. Aktif katılım, özgür ortam, zamansız mekansız iletişim, sınırsız paylaşımı sayesinde modern iletişim araçları çoğunluklar tarafından rahatlıkla kullanılmaktadır. Geleneksel kitle iletişim araçlarındaki kısıtlama, sansür gibi durumlar rahatlıkla uygulanamasa da, modern iletişim araçlarında da her şey göründüğü kadar kolay değildir. Kimin ne yaptığının kolaylıkla tespitinden dolayı bu modern araçları kullanan halkta yine bir tedirginlik vardır. Aynı zamanda küçük klavye sahiplerinin yazıp paylaştıkları da yöneticileri tedirgin edebilmektedir.

Bunlar sosyal medya ve Arap Baharı’nın etkileşiminin anlaşılması açısından gereklidir. Buradan yola çıkınca lafı daha fazla uzatmanın anlamı yoktur. Binlerce Twitter, Facebook paylaşımları, istatistikler interneti olan herkesin kolaylıkla ulaşabileceği verilerdir. Bense merak ediyorum: Demokrasi mi sosyal medya kullanımını arttırır, sosyal medya kullanımı mı demokrasiyi? Ben hala düşünürken sizi de teşvik ettiğimi umuyorum.

Peki, Bilmediğimiz Neler Var?

‘Küreselleşen dünyada’ diye başlayan bir cümlenin devamında ABD’nin projelerinden söz etmemek mümkün değil artık. Yeni dünya düzeninde sadece yer almak değil yerlerin kendisi tarafından belirlenmesini de temel politikası sayan bir güç, Amerika… 2001 yılında tarihinin en büyük terör saldırısını yaşayan ABD, bu saldırının ardından dönemin ABD başkanı Bush tarafından açıklanan Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) demokratikleştirme süreci olarak dillendirilmiştir. Bunun ardından Ortadoğu’ya askeri bir yönelim olmuş Irak ve Afganistan’ın işgali gerçekleşmiş ancak bunlar ABD’nin hedeflerine kâfi gelmemiştir. Yeni dünya düzeni dediğimiz, sıcak savaşların sözde bittiği özde silahlanmanın ötesine geçildiği günümüzde ABD, projesini yeniden şekillendirmiş ve yeni söylemi demokrasi ve özgürlük kavramları etrafında oluşmuştur.

Neden Ortadoğu sorusunun yanıtına bakalım öncelikle. AB oluşumu, bu oluşumun içerisindeki ülkeler hali hazırda ‘yeni dünya’ düzeninde yerlerini almış yapılardır. Çin, Japonya gibi devletler de güçlü ekonomileriyle bu düzende sağlam ayakta durabilmektedirler. Ancak Ortadoğu, G. Afrika ve Orta Asya’nın bir kısmı dış güçlerin müdahalelerine hem ekonomik hem de yönetimsel anlamda açık bulunmaktadır. Aynı zamanda Ortadoğu’nun, Batı’ya nazaran kendisine daha uzun yıllar yetecek miktarda sahip olduğu doğal kaynakları, yine sahip olduğu jeostratejik önemi bölgenin daha da cazibe bölgesi haline gelmesine neden olmaktadır. Bölge halkının demokrasi ve özgürlük taleplerine kulak veren ABD, bölgeyi kendi menfaati çerçevesinde demokratikleştirmek demokratikleştirirken de bölge hâkimiyetini sağlayacak düzeni yerleştirmek gayesindedir. BOP Amerika’nın hangi döneminde olursa olsun, hangi başkan başa geçerse geçsin vazgeçilmeyecek bir projesidir. Tüm bunlar ‘özgür ve demokratik bir dünyanın’ varlığı içindir bir de…

Sosyal medya ve Arap Baharı’nın gelip Wikileaks Belgelerine, oradan da ABD’ye nasıl bağlandığını soru işaretleri bırakarak ifade etmeye çalışayım:

WikiLeaks, kaynaklarının gizliliğini koruyarak hükümetlerin ve diğer organizasyonların hassas belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslararası organizasyondur.2 29 Kasım 2010’da sitesinden yaydığı gizli belgelerle ABD başta olmak üzere birçok ülkeyi tedirgin etmiştir. Yeni yüz yılımızın en önemli aracı olan internetin nelere kadir olduğunun-olacağının göstergesi olmuştur. ABD ve diğer ülkelerle ilişkileri, planları, medyada yer almamış eksik bilgileri su yüzüne çıkarılmıştır. Bir de Ortadoğu ülkeleri ve yöneticileri… ABD’nin Ortadoğu yöneticileri ile bağlantıları, bu diktatörlerin alabildiğine keyfi yaşamları, halkının hakkını har vurup harman savurması açıklıkla ortaya döken bilgiler de yayınlanan belgeler arasında idi. Tüm dünyanın dikkatini verdiği bu belgeler Ortadoğu’da da halkların gözünü açtı. Dolayısıyla Arap Baharı ve sosyal medya ilişkisi, en başından kurulması gereken sağlam bir ilişkidir. İnternet aracılığıyla yayınlanan bu belgeler baharın tohumlarından biridir böylece. Halk hareketlerinin başından itibaren batı kaynaklı haberlerin baharı yönlendirdiği kanaatine varmak da ABD’nin projesine nasıl zemin hazırladığını aydınlatır. Çünkü ABD toplumsal eğilimleri kendi lehine çevirmeyi iyi bilir. Senelerden beri Arap halklarının başında olan liderler aynı tası hamamı senelerce döndürmüş, devrim (bahar) ise şimdi olmuştur. ABD nihayetinde gerçekleştirmek istediği sonuca alttan altta halkları hareketlendirerek ve onların yanında olduğunu göstermeye çalışarak ulaşma gayesindedir. Demokrasi ve özgürlük söylemi de halkları cezbetmektedir elbette.

Farklı bir bakış açısı ile bakmaya çalıştığım, uzun süreceğe benzeyen bu bahar çok çiçek açacağa, hatta solduracağa benzer. Medyadan takibinde olacağımız gelişmeler(gelişmeyenlerle birlikte) ara ara tıkansa da, çıkmaza sürüklense de(Suriye’de olaylar hala devam etmekte ve farklı boyutlara ulaşmaktadır) Arap Baharı devam etmektedir. Halklar uyandı(tam olmasa da) ve istediklerini alma gayesinde mücadelelerini sürdüreceklerdir. Yenilenen Ortadoğu’dan büyük emelleri olan başta ABD ve diğer ülkelerin bu baharı hangi çiçeklerle bezeyeceğini ve bunlara yönelik çalışmalarını ise bir sonraki gizli belgeler ortaya çıktığında görebiliriz belki de!


KAYNAKÇA:

BABACAN, M.Emin, HAŞLAK, İrfan, HİRA, İsmail: “Sosyal Medya ve Arap Baharı”, <http://www.aid.sakarya.edu.tr/uploads/Pdf_2011_3.pdf>
BEKAROĞLU, Mehmet: “Arap Baharı Kimin Baharı”, UHİM, 8 Nisan 2012 Pazar, <http://www.uhim.org/images/etkinlik/1335431899.pdf>
ÇİLDAN, Cihan vd: “Sosyal Medyanın Politik Katılım ve Hareketlerdeki Rolü”, Bilkent Üniversitesi, Bilgisayar Teknolojisi ve Bilişim Sistemleri Bölümü, Ankara, <http://ab.org.tr/ab12/bildiri/205.pdf
ELDOĞAN, Ezgi: “Sosyal Medyanın Arap Baharı Üzerindeki Etkisi”, TÜRKSAM, 08.09.2012, (çevrimiçi) <http://www.turksam.org/gencbakis/a2780.html>, Erişim Tarihi:22 Nisan 2013
GÜNAY, Bekir, “Büyük Ortadoğu Projesi”, Belgeler.com,
KORKMAZ, Ali: “Arap Baharı Sürecinde İnternet ve Sosyal Medyanın Rolü”, Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi, Kayseri, <http://www.inlcs.org/online/Book14.pdf>
PEKTAŞ, Murat, “BOB(Büyük Ortadoğu Projesi)”, ORSAM, 28.09.2012, (çevrimiçi) <http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=3935>, Erişim Tarihi:21 Nisan 2013,
PESEN, M. Mekin: “Sosyal Medya Devrimlerinin Anatomisi”, E-Siber, 23.02.2011, (çevrimiçi) <http://www.e-siber.com/sosyal-medya/sosyal-medya-devrimlerinin-anatomisi/>, Erişim Tarihi:20 Nisan 2013
PESEN, M. Mekin: “Sosyal Medyanın Arap Baharındaki Rolü Bilimsel Olarak Kanıtlandı”, E-Siber, 18.09.2011, (çevrimiçi) , Erişim Tarihi:20 Nisan 2013
SELVİ, Hicran, “Arap Baharına Genel Bakış”, ORSAM, 03.07.2012, (çevrimiçi) <http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=3596>, Erişim Tarihi:20 Nisan 2013
TEKEK, Murat, “Arap Baharı ve Nedenleri”, TUİÇ Akademi, 28.11.2012, (çevrimiçi) http://www.tuicakademi.org/index.php/kategoriler/ortadogu/3674-arap-bahari-ve-nedenleri, Erişim Tarihi:18 Nisan 2013
TEKEK, Murat, “Wikileaks’teki Ortadoğu”, ORSAM, 12.09.2011, (çevrimiçi) http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=2744, Erişim Tarihi:22 Nisan 2013
YÜKSEL, Ayşegül, ONAT, Bilgehan: “2000’li Yıllarda ABD’nin Yeni Orta Doğu Politikası”, ORSAM, 03.02.2012, (çevrimiçi) http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=3593, Erişim Tarihi:22 Nisan 2013
1 Murat Tekek, “Arap Baharı ve Nedenleri”, TUİÇ Akademi, 28.11.2012, (çevrimiçi) http://www.tuicakademi.org/index.php/kategoriler/ortadogu/3674-arap-bahari-ve-nedenleri, 18 Nisan 2013
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s