‘Kim’liksiz Kadınlar

Gözde TÜTMEZ

Şimdi size bir hikaye anlatacağım. Öyle derin aşk cümleleri olmayan, düz, dümdüz bir ‘acı’ hikayesi. 

Bir kadın var. 5 yaşında canının bir parçası girmiş toprağa, böbrekleri yetmedi demişler; 34 yıl önce yolculamış annesini. 1 yıl sonra bir ‘anne’ getirmiş babası eve. Kapatmış kendisini odaya, günlerce odada bulunan armut çuvalından armut yiyerek sürdürmüş hayatını. Bakmış ki vazgeçmiyor babası yeni annesinden düşmüş tesellesi, adım atmış hayata. Yeni annesi farklıymış öbür annesinden, dövermiş bazen sebepsiz; atarmış sokağa. Hatta birgün uyuz olmuş yıkanmamaktan. Üst komşusu Suna teyze fark etmiş almış yıkamış, o zamanlar çocuk kadını, aramış Suna teyze İstanbul’daki abiyi. Gel al demiş bu kızı, yarım, bakımsız, yalnız. Bir umut tutmuş o zamanlar çocuk olan kadın abisinin elini, bir umut demiş ‘İstanbul’ toprağına. ‘U-mut, mut-luluk aynı köken, aynı beden sığınabilirim sanmış ancak sığındığı yer mezarı olacakmış; sonradan anlamış.

15 yaşındaymış o zamanlar genç kız kadın. 15 yaşındaymış aşık olmuş ilk kez karadan çarşaflar bezeli bir ailenin oğluna.eli bile değmemiş eline, öyle der hala aşkın en temizine. Kız aleviymiş, olmaz demiş karadan çarşaflar bezeli ailenin annesi. Olmaz oğlum o kız yıpranır burada demiş, yol yakın çok yakın bırak acımasın. Nereden bilecekti o kadın, acının; o zamanlar genç kız kadını ‘kadınlığından’ vuracağını…

Bir gün yengesinin yeğeni tecavüz etmiş kadına ‘umut’la geldiği evde. Yengesi sen yaptın demiş, sen baştan çıkardın. O zamanlar genç kız kadın, kadın oluvermiş bir anda ‘kadınlığıyla’. O anda vazgeçmiş kadın olmaktan. Kaçmış, kimlik aramış; kimlikler vermişler. Bir adam tutmuş elinden sevmiş, çok sevmiş. Kadın sevememiş çünkü severken kadınmış, korkmuş. Bir kimlik daha vermişler sonra üzerinde anne yazıyormuş, kadın sevmiş kimliği ama hiç sahiplenmemiş çünkü kadın olamadan anne olmuş. Sahiplenmemiş çünkü var ettiği çocuk bir kadın olacakmış… Şiddet görmüş, savrulmuş, korkmuş, kaçmış. ‘Dul kadın’ kimliği vermişler sonra, sevdi diye vesikalık olmuş o ‘kim’lik.

Şimdi bu kadının annelik ettiği bir kadın var. O kadın ki bu hikayeyi yazdı size. O kadın ki bugün annesinin tecavüze uğradığını öğrendi. O kadın ki yıllardır annesinin gözlerindeki boşluğun sebebini arardı, bugün yüzüne çarpıldı. O kadın ki bu hikayeyi hiç bilmeden her gün tecavüz haberi okuduğu bu ülkede, her gördüğünde, duyduğunda midesi bulandı. Bazen kustu, bazen sustu. O kadın ki hayatta en korktuğu şey tecavüz. En iğrendiği şey tecavüz. Sanki şimdi sebebini buldu. Bir annesi var hep yarım, bir kız çocuğu kendisi hep annelikten yarım. İşte şimdi anladı her şeyi, tecavüz korkusunun genetiğine işlendiğini…

Kahraman, kadın şimdi dimdik. Bir kadın yarattı çünkü başı yukarıda, çığlıkları yankılanan.bir kadın yarattı, tüm suskunluğunu anlatsın diye. O kadın öğretti:

Kimlikli olmak için ‘kim’ olmak lazım.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s